16 Aralık 2014 Salı

Anne ben öğretmen oldum - Bölüm 3

öğretmenlik mesleği, öğretme esaslı bir fiil olmakla kalmıyor beraberinde psikolog olmayı da gerektiriyor. öğrencinin biri ödevini yapmamışsa teneffüste bir kenara çekip de sorunca sebebini, iyi ki kızıp rencide etmemişim sınıfın ortasında, diye şükrettiğim ne çok vakit oldu/oluyor. zira sorduğum her sorunun akabinde ya anne babası boşanmış çocuklar ya hasta bir kardeş ya dikkat eksikliği yüzünden kendisini bir türlü hiç bir şeye veremeyen yüzler görüyorum.

çaresiz kalakalıyorum.

bazen yanıma gelip bir soru sorup yardım istiyorlar. bildiklerimi söylüyorum. yetersiz kalıyor bildiklerim kimi zaman. kitaplara sarılıp nasıl yardımcı olabileceğimin telaşıyla kendimi yetiştirme çabasına giriyorum. onlarla ben de öğreniyor, yenileniyorum. bazen sırdaş seçiyorlar beni, sıkı sıkı tembihleyip, "konuştuklarımız aramızda kalsın hocam" diyorlar defalarca. "unuttum bile" diyorum rahatlatmaya çalışarak.

ne çok sır, dert, sıkıntı, hikaye biriktiriyorum içimde.

elimden hiçbir şey gelmeyişime üzülüyorum en çok. sadece dua edebiliyorum.


3 yorum:

dilara melek karaağaç dedi ki...

Ne kutsal bir mesleği icra ediyorsunuz. Rabbim size ve öğrencilerinize sıkıntısız eğitimler versin.

Kumbaramdaki Kelimeler dedi ki...

Amin Dilaracigim çok tesekkurler

Adsız dedi ki...

Öğretmenliğinde fazlasını yapıyorsunuz cnm hocacığım sizi çok seviyorum..

Yol yorgunu

insan yorgunken ne kelimelerini yerli yerince kullanabiliyor, ne gezmeye vakit ayırabiliyor ne de film izleyip kitap okuyabiliyor. en bas...