3 Kasım 2014 Pazartesi

Eşyanın kıymeti


Kupa bardağımı dedemin evinde unutmuşum. Oysa yanımdan hiç ayirmiyordum onu. 6 yıllık yol arkadaşımdi o. Sakarya da yüksek lisansa başlarken satın almış, kürkçü dükkanına Yalova'ya birlikte dönmüş akabinde İstanbul'a getirmiştim. Bir önceki kupam 13 yıllıktı ve Çanakkale'deki üniversite evimde bir anlık bir boşluğa kapılarak düşürmüştüm.

Canım çok acımıştı.  Sanki içimden devasa bir parça kopmuş, yarım kalmıştım. Hayatıma tanıklık eden koca bir dönem onunla paramparça olmuş, zevale yenik düşmüştü.

yeni bir kaybın ardından anlıyorum ki eşyanın hatıralara eşlik eden bu yönü hem güzel hem acıklı. düşünsenize küçücük bir parça sayfalarca yer işgal edecek anıları, fotoğrafları saklıyor.

Bir an evvel dedemin duvarları türbe yeşili evine uğrayıp kupa bardağımı beni beklediği raftan almalıyım.

Zira geçmişimi koruyan hatıralarıma ihtiyacım var. herkesin olduğu gibi.

2 yorum:

Mia Wallace dedi ki...

kupa hayatımızın da en güzel hediyesi bence :)

Kumbaramdaki Kelimeler dedi ki...

Kesinlikle. Hangi yaşta olursak olalım bizi mutlu eden bi hediye.

Yol yorgunu

insan yorgunken ne kelimelerini yerli yerince kullanabiliyor, ne gezmeye vakit ayırabiliyor ne de film izleyip kitap okuyabiliyor. en bas...