10 Eylül 2014 Çarşamba

Makedonya'ya doğru - Bölüm 4



Makedonya'da yemek önemli bir sorundu zira hıristiyan bölgesinde herhangi bir şey yemek haram-helal unsuruna dikkat eden müslümanlar için sakıncalıydı. biz de yemeklerimizi Türk bölgelerinde yemeye ve helal mi sorusunu sormaya dikkat ettik. dönüşte havaalanında hiç bir şey yiyemedik, şüphelendiğim için. Allahtan yanımda çubuk kraker vardı da onunla açlığımı bastırdım.




Makedonya'da neler yedik?

*köfte (onlar kebap diyorlar)
*sophka salatası
*simitpogaca (kahvaltı niyetine)
*burek
*tiriliçe tatlısı
*yoğurtlu dondurma



Makedonya'nın nelerini sevdik?

*çeşmeslerini, sularını
*havasını
*yeşilliğini
*yaya görür görmez duran araba şöförlerini
*Matka kanyonunu
*gölünü
*hormonsuz meyve ve sebzelerini








bir arkadaştan gelen soruları da cevaplayarak Makedonya güncesini tamamlayalım.

*bir turla mı yoksa kendiniz mi gittiniz?

 bir arkadaşımla beraber çıktık bu yolculuğa. tur ile gezmenin tadını alamayanlardan olduğum için kendimiz önceden planlar ve araştırmalar yaparak bu yolculuğa çıktık. dil konusunda hiç bir sıkıntı çekmedik. bazen türkçe, bazen ingilizce bazen beden diliyle anlaştık.

*kaldığınız yerler güvenli miydi biz de gitmek istesek rahatça bulabilir miyiz?

mutlaka önceden apart ya da otel ayarlamalısınız. booking vb siteler size bu konuda yardımcı olur. biz Üsküp'te bir öğrenci yurdunda misafir olarak kaldık. Ohri'de kaldığımız apart biraz sorunluydu. banyosu odanın dışındaydı mesela:(

*vasıtaları nasıldı?

şehirler arası yolculuk yaptığımız otobüslerin birkaçı bizim taşıtlarımıza benziyordu hani şu televizyonsuz olanlarına. sadece bir araçta klima yoktu. ohri'ye giderken 3 saat boyunca sıcaktan saunada yolculuk yapıyormuş hissine kapıldım.

şehir içi ulaşım için kullanılan otobüs ve taksiler hem ucuz hem rahat. ama taksinin de ucuzunu bulmalı ve pazarlık yapmalısınız.

*gece gezmeleri güvenli miydi?

kesinlikle evet. özellikle Ohri gece hayatının çok yoğun yaşandığı bir su şehri. biz gece 12'ye doğru apartımıza dönerken sokaklar cıvıl cıvıl ve hareketliydi. Üsküp biraz daha sakindi. ama güvenlik açısından sorunlu yerler değil.


7 Eylül 2014 Pazar

Makedonya'ya doğru - Bölüm 3

Üsküp'te gecelediğimiz bir günü şehre bir saat uzaklıktaki başka bir kenti tanımak üzere değerlendirdik: Tetova. Burada görülmesi gereken iki yer var.

*Harabati baba tekkesi
*Alaca cami




Üçüncü durağımız Ohri oldu. Ohri adeta deniz büyüklüğünde kocaman bir göle sahip. akşam üstü herkes kendini yürüyüş yapmak üzere göl kenarına atıyor. biz de kaldığımız günlerce mutlaka bu nimetten yararlandık; kah göl çevresinde yürüyüş yaptık kah kafelere oturduk. son gün paramız suyunu çekince bir banka tüneyip Türkiyeden getirdiğimiz kuru yemişlerimizi atıştırdık.




bu şehirde ne hikmetse arkadaşım ve ben çok dikkat çektik. Sevda, özellikle insanların beni süzdüğünü söyledi ki sanırım genç tesettürlü bir kız görmemiş olmalarından kaynaklanıyordu bu durum. açıkçası bir müddet sonra çok sıkıldım. insanların nazarı kötü değil lakin uzaylıymış muamelesi görmek de hiç hoş değildi.



Ohri tarihi, kültürel ve coğrafi özellikleri barındıran bir şehir. şöyle düşünün, şehrin bir yerinde Safranbolu evlerine benzer evler var, bir yerinde minik bir Efes antik harabe ve tiyatrosu, bir yeri de Yalova, Çanakkale, Zonguldak Ereğli gibi deniz kenarında yürüyüş yapabildiğiniz sahil şehirlerini andırıyor.

bir de feribot ile açılarak bir saat on beş dakika uzaklıkta gidilen Sv. Naum bölgesi var ki hala tabî güzelliğiyle hafızamda taptaze duruyor. işte fotoğrafı. siz de sevdiniz değil mi?



son şehir Struga. burayı da açık hava havuzu olarak hatırlıyorum. zira ohri gölüne kıyısı olan bu şehirde insanlar sokaklarda mayoyla gezip her köprüden suya dalış yapıyordu. su tertemiz, berrak ve yeşil ila mavinin en güzel tonları arasında.



Koşturmadan, özünü doya doya yaşayacağınız dinlendirici bir seyahat için Makedonya şiddetle tavsiye edilir. Biz Ağustos’un on beşinden sonra çıktık yola. havası harikaydı. Hatta geceleri serin bile oluyordu. Gündüzler sıcak, terletmeyen türden. Efil efil esen rüzgarı ferahlatıcı ve huzur vericiydi.



5 Eylül 2014 Cuma

Makedonya'ya doğru - Bölüm 2


Sekiz günlük Makedonya gezisini dört şehir turuyla tamamladık. başkent Üsküp (Skopje) en fazla zaman geçirdiğimiz şehir oldu. aslında burası için 3 gün yetip de artıyor bile. bu şehre geldiğiniz zaman mutlaka uğrayıp görmeniz gereken yerler nereler?


*Üsküp Türk Çarşısı
*Taş köprü
*Bitpazarı
*Matka kanyonu
*Makedonya şehir müzesi
*Mustafa Paşa cami
*Murat Paşa cami
*İsa Bey cami
*Üsküp kalesi
*Büyük İskender heykeli
*Rahibe Terasa evi



üstteki fotoğraf kalenin hemen eteğindeki Mustafa Paşa camine ait. ben burayı Bursa'daki Hüdevandigar camilerine benzettim. bahçesi de aynı Yeşil Caminin avlusunu andırıyordu. zaten Üsküp pek çok yönüyle Bursa'ya benziyor. yüksek dağları, çeşmeleri, suları, camileri, yeşilliği bunun için birkaç örnek.




kaldığımız yurdun odasından görünen bu şahane cami İsa Bey cami. her sabah uyanıp pencereden baktığım vakit eski Üsküp'ü ve bu nadide eseri görüp selamlaşmak çok güzeldi.


Üsküp eski ve yeni olmak üzere ikiye ayrılmış durumda. Taşköprü civarına yapılan devasa heykeller cami ve minareleri kapatıyor. en yüksek dağa yerleştirilen kocaman bir Haç var ki geceleri de ışıldayarak Üsküp'ün kimliği hakkında bize farklı bir bilgiyi sunuyor. devasa haça rağmen Üsküp beş yüz küsur yıl Osmanlı bayrağı altında yaşayan ve fethedildiği günden bu yana bizden, canımızdan bir parça. bu yüzden Makedonya ve Balkanlar mauhakkak gidip ziyaret edilmesi gereken yerler.


Adem ile Havva

“Merhaba.” dedi kadın. Sesi yorgundu. Sair zamanlara göre daha boğuk ve zoraki çıkmıştı. Odadakiler kafa salladılar. Aralarında tar...