24 Nisan 2014 Perşembe

Günlüğümü bulunca


en son 6 ay önce hayatımın hülasasını not ettiğim günlüğümü buldum. 25 yaşımın son zamanları ve 26'ya girişten pasajlar bulunuyor içinde. okurken bazı yerleri canım acıdı; şu kısacık zaman dilimi içinde neler yaşamışım ve nelerle karşılaşmışım apansızın. ümitler filizlenmiş boy boy; bazısı başak atmış bazısı çürüyüp gitmiş. arkasından bana "anlamaya çalışmak" düşmüş.

evet, ben bir şeyi kaybettiğim vakit, niye? sorusundan ziyade, nasıl? sorusunu sorarım. olaylar bu hale nasıl geldi? derim mesela. nasıl olabilir bu? diye devam ederim. nasıl da farkına varamamışım? nasıl?...na...sı...l.. kimi vakit cevaplar belirir kafamda. taşlar oturur yerine. kimi vakit çevremdekilere sorar onlardan yardım beklerim. böyle böyle çıkar cevaplar ortaya, mantığıma oturdukça kalbim de kabullenir.

oysa teslimiyet bu değil.

önce kabullenmektir. kalben inanmak ve başa gelene razı olmaktır.

biliyorum, biliyorum.

fakat bilmek yetmiyor uygulamak çok başka.

öyle işte...neler söyleyecektim neler yazdım,
.


5 yorum:

Kendi Fikri dedi ki...

Yarın ne olacağımız belli değil.Bu günümüze hamdolsun.

Büşra Bayram dedi ki...

ne desem bilemedim :(

e-vren :) dedi ki...

Bense 14 yıldır açmadığım günlüğümü hâlâ açmama konusunda direniyorum. Insanın geçmişiyle yüzleşmesi biraz garip hissettiriyor

Kumbaramdaki Kelimeler dedi ki...

Kendi fikri, katılıyorum sana. Hamd etmek önemli bir nokta. lakin bazen hamd ettiğimiz halde kabullenemeyiz o başka.
Büşra, yazman bile büyük bir incelik, sevgiler...
E-vren, yüzleşemediğimiz o kadar çok anı o kadar çok acı var ki.

ebru köroğlu dedi ki...

Merhabalar,
Blogunuzu çok begendim ve sizi takibime aldım :)
Bende bloguma beklerim.
Sevgiler,
http://hayatimakyajla.blogspot.com.tr/

Herkesin bir kelimesi vardır. Ya seninki?

En çok okunan yazılar

Etiketler

Pages

Buscar