29 Aralık 2013 Pazar

Zaman ne de çabuk geçiyor


Değişimlerden dem vurduğumuz bu çağ hemen hemen her konuda kolaylıklar sağlarken hayatımıza; bizden, değerlerimizden, kültürümüzden, alışkanlıklarımızdan pek çok şey götürdü.

Ne masal anlatan anneanneler, dedeler ne hikâye anlatıcıları kaldı dünden bugüne. Herkes bir bir çekildi köşesine. Derin bir suskunluğa büründüler. Artık sadece görüntüden ibarettiler. Darılmışlardı, gücenmişlerdi lakin farkına varamayacak kadar meşguldük bilumum teknolojik aletlerle. Televizyon izlemek günün çoğunu dolduruyordu zaten. Bilgisayar önemliydi; zira bilim ve irfanın yolu ondan geçiyordu zannımızca. Ya internet meşgaleleri… İsimlerini zikretmeye ne gerek var. Hepimiz biliyor, kullanıyoruz onları.

Fıldır fıldır gözleri, cıvıldaşan dilleriyle daldan dala uçuşan kuşlara benzer öğrencilerime soruyorum:

“Çalıştın mı yavrum dersine?”

Hiç korkusuzca aynı cevabı veriyorlar:

“Dürüst olmak gerekirse çalışmadım hocam.”

“Neden?”

“O kadar yoğunum ki hocam, vaktin nasıl geçtiğini ben de anlayamıyorum.”

Henüz gençliğinin başında on beş on altı yaşların hükümranlığında bir ömür sürdüren öğrencilerin sadece okula gitmekten ve ders çalışmaktan başka bir vazifesi olmadığı günümüzde onlar buna zaman dahi ayıramıyorlar. Yeni alışkanlıklarının esiri olmuş bir vaziyette habire oyalanıyorlar.
İster on beş yaşında bir öğrenci olalım ister otuz beş yaşında bir çalışan ister kırk beş yaşında bir anne baba… Hepimiz aynı dertten muzdaripiz aslında. Zamansızlık. Bize ait olmayan, bizim olamayan zamanları yaşıyor ve tüketiyoruz. İhtiyacımız olan asıl şey nedir, nedir sahi? Bilmiyoruz. Ardından sızlanıyoruz şair gibi huzursuzca: Zaman, ne de çabuk geçiyor Mona!

Sevdiğim filmlerden biri olan sorgulamalar ile dolu “Before sunset”te başrol oyuncularından Jesse, Celine’e sorar:

-Teknolojinin hayatımızı kolaylaştırarak bize zaman kazandırdığını iddia ediyorlar. Öyleyse niçin insanlar daha çok ibadet etmiyor?

Jesse’nin sorusu nefsimizi muhasebeye çekecek derin sorulardan…


1 yorum:

ömür dedi ki...

Öyleyse niçin insanlar daha çok ibadet etmiyor, koşmamız gerektiğine o kadar çok güdümlendik ki nereye koşmamız gerektiğini düşünecek vakit bulamıyoruz.

Herkesin bir kelimesi vardır. Ya seninki?

En çok okunan yazılar

Etiketler

Pages

Buscar