7 Aralık 2011 Çarşamba

Ne Okumalı?



Türkiye İstatistik Kurumunun Mart 2011’de yaptığı açıklamasına göre sadece 2010 yılında ülkemizde 34.857 kitap yayınlandı. Bir önceki yıla nazaran % 14,3 oranında bir artış söz konusu.

Tüm bu rakamlar, istatiksel bilgiler dünya çapında her an gittikçe zenginleşen bir kütüphanenin varlığını müjdelemekte bize. Baskı alanında yaşanan gelişmeler, daha çok kitabın daha çok okuyucuya akıl almaz bir hızla ulaşmasını sağlıyor. Misal; internetten verdiğiniz onlarca kitaptan oluşan siparişiniz ertesi gün kapınızda. Büyük nimet!

Yalnız bir sorunumuz var. Yüzlerce seçenek arasında tercihimizi nasıl yapmalı, hangi kitapları okumalıyız? Düşünsenize bir, sadece Türkiye’de değil dünyada okunmayı bekleyen bir sürü kitap var, zaman ise kısıtlı mı kısıtlı... Bazılarının sadece ismiyle, yazarıyla yetinebilmek çok acı.

Zamansızlık nedeninden ötürü bile seçici davranmak zorundayız.

Bunun yanı sıra bir kitabın bize kazanımlar sağlamak üzere ruh dünyamızı beslemesi, fikri anlamda gelişimimize katkıda bulunması ve tüm bunları sunarken zevk vermesi aradığımız en önemli özellikler. Şayet bu saydıklarımızdan biri eksik olduğu takdirde ya okunan lezzet vermiyor yahut vaktimiz israf yağmurunda heba olup gidiyor.

Bir rol model olması, hayatımızı şekillendirmede örnekler vererek yol göstermesi ve merakımızı kamçılaması açısından biyografi ile portre çalışmalarını önemli ve besleyici buluyorum. Zira başkalarının hayatı bizim için bir başarı haritası olması açısından kılavuz mahiyetini taşıyor.

Elimde yeni bitirmiş olduğum bir kitap var: Siretler ve Suretler. Beşir Ayvazoğlu’nun kaleminden çıkan bu kitap bir portre çalışması. Bünyesinde 40 ismi barındırıyor. Ayvazoğlu’na, Aksiyon dergisinde yazarlık teklifi gelince; kültür, sanat ve siyaset camiasından tanıdığı insanları anlatmaya karar verir ve ortaya insan keşfinin nefis bir yolculuğu olan bu eser çıkar. Kitapta kimler yok ki… Ali Fuat Başgil, Ali Ulvi Kurucu, Ayhan Songar, Hayrettin Karaman, Barış Manço, Ümit Meriç, Hikmet Barutçigil, Nazan Bekiroğlu bu isimlerden sadece birkaçı.

Mesela, Bediüzzaman’ın Tarihçe-i Hayatına önsöz yazan Ali Ulvi Kurucu’nun Fuzulî’den Necip Fazıl’a, Şeyh Galib’den Yahya Kemal’e, Faruk Nafiz’e kadar yüzlerce şairden ezbere şiirler okuduğunu, Mehmet Akif’in ölümsüz eseri, kallavi bir yapıt olan Safahat’ın tamamını ezbere bildiğini bu kitaptan öğreniyoruz.

Mahir bir hekim ve ilim adamı olan Ayhan Songar’ın yanından hiç eksik etmediği fotoğraf makinesi, kamerası ve teybiyle ânı ve akıp giden güzellikleri kaydettiğini yine bu kitap anlatıyor.  Bu gün pek çok yerde karşımıza çıkan Peyami Safa ve Necip Fazıl’a ait portre fotoğraflarına onun vizöründen bakıyormuşuz aslında. 

İslam hukuk alanındaki çalışmalarıyla elan bir otorite olarak kabul ettiğimiz Prof. Dr. Hayreddin Karaman’ın ortaokul birinci sınıfta başarısız olduğu için okuldan ayrıldığını bir sene terzinin, bir sene de demircilikle iştigal eden babasının yanında çıraklık yaptığını, akabinde üç aylık süren işportacılık dönemini okula dönerek kapattığını okuyoruz.

Türkiye’nin İlahiyat menşeli ilk profesörü Mehmet Aydın’ın –kendisi şu an Devlet Eski Bakanıdır- hitabetinin güzelliğinin altında yatan sırrı kitabın satır aralarında yakalıyor, şaşkınlıkla gülümsüyoruz.  Ailesi çiftçilikle uğraşan küçük Mehmet tam bir kitap kurdudur. Kitaplardan öğrendiği her şeyi “Sevgili öküzler, muhterem inekler” diye söze başlayarak hayvanlara anlatır, böylece bildiklerini hem özümser hem de unutmazmış.

Otostopla gittiği Avrupa’dan Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisini bitirerek ülkesine dönen Barış Manço’nun, Üsküdar’da dünyaya geldiğini, burada mümtaz bir İstanbul terbiyesinden geçtiğini ve müziğindeki doğu-batı sentezinin bu yetişme koşullarından dolayı sağlam bir altyapı oluşturduğunu kitap vasıtasıyla biliyoruz.

Daha pek çok isim beraberinde ilginç, ibretlik bilgiyi taşıyor. Meraklısı devamını notlar alarak kitaptan okumalı. Kendisine yakın hissettiği ilim adamını seçmeli ve yaşantısından aldığı örnekleri kendi hayatına serpiştirmeli.

Kitaplar, işte bunun için var.

7.Aralık.2011 Yeni Asya Gazetesi Kumbaramdaki Kelimeler Köşesi SF

2 yorum:

...hayal... dedi ki...

okunacaklar listesine alındı :)

Mia Wallace dedi ki...

valla ben gidiyorum kafama göre alıyorum ama bunları da dikkate alırım
:)

Yol yorgunu

insan yorgunken ne kelimelerini yerli yerince kullanabiliyor, ne gezmeye vakit ayırabiliyor ne de film izleyip kitap okuyabiliyor. en bas...