31 Ağustos 2011 Çarşamba

BAYRAMINIZ BAYRAM OLA



Bazı kelimeler vardır; dile getirildiği ve işitildiği anda derin çağrışımlar, duygu yüklü mülahazalar uyandırır yüreklerde, zihinlerde. Geçmişten perdeler canlanır tüm gerçekliğiyle. Yaşananlar maziye ait değilmişçesine taptaze, capcanlı ve dipdiridir.

İşte bayramlar, böylesi bir tarifle hayat bulur içimizde. Özel bir yeri vardır yaşam öykümüzde. Bir bayram günü, diye başlayan hatıralar unutulmaz nedense. Sürekli anlatıla gelir… Sair günlere nazaran daha özel, daha anlamlı ve en mutena zamanlardır. Herkesin mesrurâne, mütebessimâne görüldüğü ender vakitlerden biridir ve en çok çocuklar bunun bilincindedir. Bu yüzden kaygısızca şımarsalar da, akıl almaz yaramazlıklarıyla baş döndürseler de affedilirler bir çırpıda.

Biz de bayram demek; sokağı tanımak, hayatın arasına karışmak, dış dünyanın olağanüstü hallerine şahit olmak demekti. Özgürlük kavramı, bayramla beraber tanım kazanıyordu şehirli çocukların lügatinde.

İlk ve son şeker toplama maceramı hiç unutmam. Üç kardeş önce anneannemlerin apartmanını dolaşmış, sonra usulca yan apartmanlara ve mahallenin en ücra köşesine kadar uzanmıştık. Korkuyla karışık bir heyecan dalgası tüm vücudumu sararken zile basıyor, kapının ardında nasıl bir yer olduğunu, nasıl insanlarla karşılaşacağımı merakla bekliyordum. Açılan her kapı bizi bir an için başka hikâyelere konuk ederdi.

Bazen kapıyı ihtiyar bir nefes açardı; içeriden dışarıya taşan yalnızlık kokusu çarçabuk sinerdi tenimize. Ve hüzün konardı kalbimize. Bazen yaşıtımız çocuklar karşılardı bizi ve kıskanç edalarla şeker kâsesini uzatırlardı. Bazen de cömert teyzeler, amcalar… Avucumuza bozuk para sıkıştırırlar, almak istemediğimiz vakit uzun uzun ısrar ederlerdi.  Birer ikişer dolan ceplerimizde bir saatten fazla durmazdı bozukluklar; hemen hesabını yapardık alınacaklar listesinin: su ve mantar tabancası, leblebi tozu, kâğıt helva, balon, çikolata, pamuk şeker… Bir çocuk daha ne isteyebilir ki?

En güzeli de bayramı tam da şairin dediği gibi en ala duygularla yaşardık:

“Âfâk bütün hande, cihan başka cihandır; 
Bayram ne kadar hoş, ne şetâretli zamandır!”*

Sıla-i rahim de unutulmayan bir başka bayram hatıralarıdır. Sırayla akrabalar gezilir, hal hatır sorulurken birlik ve beraberlik duygusunun kuşatıcılığı hissedilir tüm zerrelerimizde. Büyüklerin hayır duaları yükselirken gökyüzüne, huzur yerleşiverir usulca gönlümüze.

Bayrama münhasır daha pek çok şey vardır; bayram namazı, mezar ziyareti, el öpme fasılları, el yapımı baklavalar, kalem gibi incecik sarmalar, envai çeşit hoşaflar…

Tüm bu güzellikleriyle beraber yaşanırsa bayram, bayramdır. Biri eksik kaldığı vakit, insanda buruk bir tat, sapsarı bir keder ve acı bırakır.

İnşallah bayramınız bayram olsun; nice güzel, renkli, yıllar boyu mutluluk veren hatıralarınız olsun.

*Mehmed Akif Ersoy

31.08.2011 Yeni Asya Gazetesi

3 yorum:

Faruk Özcan dedi ki...

Yaşamış olduklarımı ve yaşamak için hala çaba sarf ettiğim şeyleri ne tatlı bir üslupla dile getirmişsiniz. Çocuklar ve sokak ile ilgili mülahaza ve tasvirlerinizi okurken A. Hamdi'nin çocuklar ve sokaklar ile ilgili tasviri düştü hatırıma. Şöyle ki: ''Çocuğun tek yardımcısı sokaktır. Her yerde ve her nesil için çocuğu hayata sokak ayarlar. Büyükler orada evden, mektepten çok başka türlü ve daha tabii görünürler. Sokakta herkes kendisidir. Orada hayat sıcak bir ekmek gibi karşımıza çıkar. Orada iyice ayıklanmış, sentetik bir ilaç gibi süzgeçlerden geçmiş, aslında dışına çıkmış şeylerle karşılaşmazsınız. İnsanı, işi, hürriyet aşkını, sefalet, merhameti çocuk orada tadar. Korkutacak şeye rastgelse bile, bu içtimai makinenin ezen ve değiştiren korkusu değildir. Belki size aksülamel imkanı bırakan, kaçıp kurtulduğunuz zaman peşinizden gelmeyen bir korku ile korkarsınız. Sokak, evinizin kapısından başlayan hayat, ayrıldığınız zaman hüzün duyduğunuz arkadaş, bir humma gibi sizi saran macera ve yarın içine gireceğiniz kördöğüşüdür.''

Rabbim şeker tadında bayramlar nasip etsin. Gönlünüze sağlık. Kolay gelsin.

KuMbaRaMdaKi KeLiMeLeR dedi ki...

Eyvallah Faruk, paylaşımın için teşekkürler. A. hamdi en sevdiğim yazarlardan biridir. kendisinin benzer fikirlere sahip olduğunu görünce sevindim. sokak hayatı öğrendiğimiz en saf, en rahat, en etkili yer bizim için hakikaten.
ayrıca geçmiş bayramını kutlarım.selamlar...

otuzundansonra dedi ki...

çok güzel bir yazı olmuş,beni çocukluğuma götürdu.

Adem ile Havva

“Merhaba.” dedi kadın. Sesi yorgundu. Sair zamanlara göre daha boğuk ve zoraki çıkmıştı. Odadakiler kafa salladılar. Aralarında tar...