1 Haziran 2011 Çarşamba

Altı Yıl Boşuna Mı Okudun?


Maddiyatın böylesine değer verildiği ve itibar gördüğü bir asırda yaşadığımı unutmuşum! 

Hani soğuk yakar ya donduruculuğuyla… İşte öylesi bir yanmayla hatırladım yüzüme çarpınca tek tek kelimeler, cümleler.


Henüz bir aylık evli arkadaşım ziyaretime geldiğinde yüzüm neşeyle aydınlandı. Tıpkı lisedeki deli dolu çağlarımızda olduğu gibi muhabbet ettik, güldük, hayat üzerine derin mülahazalar ile dolu felsefe yaptık ilkçağ filozoflarına taş çıkartırcasına.

Derken konu kadınların çalışması mevzuuna geldi. Bir kere bu konuda benim tavrım net ve kesin; kadının çalışmasını destekler ve savunurum. Keza Asr-ı Saadetteki örnekler ortada: Peygamberimizin eşleri Hz. Hatice, Hz. Zeynep ve Hz. Aişe (ra) bizzat bunun delilleri. Lakin aynı zamanda kadının iş, ev, çocuk üçlüsü arasında yıprandığını da ekler, eşiyle uygun bir iş bölümü yapıldığı, yardımlaşma sağlandığı takdirde kadının rahat bir çalışma ve ev hayatı süreceğini düşünürüm.

Benim ile aynı fikirde olduğunu söyleyen arkadaşım bana, niçin çalışmadığımı, sordu. Çalışmaktan kastı, devlet bünyesinde vazife almak. İcra etmeye çalıştığımız yazarlığı da işten bile saymadı. Oysa yazmak, üretmenin en zor ve ağır fiiliyatından biridir. Mesai müddetince değil, hayat boyu devam edegider. Sürekli bir sancı vardır zihninizin kıvrımları arasına ustaca gizlenmiş. Varlığını hep hissedersiniz. Derdi de, devası da kendisinde, yani yazmakta biter. Neyse. 

Asıl soru az sonra geldi:

“Altı yıl boşuna mı okudun?”

Ben bu zihniyeti anlayamıyorum, çözemiyorum. Salt çalışmak, para kazanmak için mi okuyor, üniversite, master eğitimi alıyoruz? Düşünce bu yapıda olduktan sonra okuduğun okul, tahsil ettiğin ilim ne kazandırır ki? Bilmez miyiz maddeye, dünyevîleşmeye uzanan yollar insanı değil sahil-i selamete, bambaşka yerlere götürürken, her şeyi maddede arayan göz, oluverir kör.

Arkadaşım, acilen işe girmesi, bir an evvel yatırım yapması icap ettiğinden, ev, araba sahibi olmadan mutlu olamayacağını söylediğinde bende film kopmuştu. 

Daha bir aylık evliydi, ne çabuk dünya metaına dalmıştı.

Biz sırf bu dünya için mi yaratıldık?

Öyleyse hem dünya, hem ahirete yatırım yapmamız gerekmez mi?

9 yorum:

yemyeşildeniz dedi ki...

aynen katılıyorum. maddiyat her şeyden önemli hale gelmiş malesef :(

BuRCu dedi ki...

Yazdıklarınıza katılıyorum; ama evli olmasıyla ne ilgisi var onu anlayamadım. Bazı kişiler para ve parayla elde edilen mutluluğa daha çok önem veriyorlar, onun gerçekçi olduğunu sanıyorlar. Bu durum evli olmasa da böyle olmaz mıydı zaten?

Öte yandan çok haklısınız, çalışmak, üretmek, yatırım yapmak her yönde olmalı. Üretilenlerin değerleri maddi olarak değerlendirilmemeli.

KuMbaRaMdaKi KeLiMeLeR dedi ki...

@yemyeşil deniz, maalesef durum böyle..
@burcu, gözlemlerimden yola çıkarak evlilik kisvesinden geçen arkadaşlarımda maddiyatın daha bir önem gördüğünü fark ettim. haklısın, yoksa salt evlilere has bir durum değil..farklı bir bakış açısı sunduğun için teşekkürler;)

cherryblossom dedi ki...

merhabalar,

yaziyi gercekten cok begendim.. hatta evlenirken degil, evlilik hazirliklariyla baslayan birsey maddeye bagimlilasma.. günümüzde evlilik hazirliklarinda olmazsa olmaz diye dayatilan seylere baktigimizda cikardigi fatura bir yana fuzuli olmasi baska bir yana..

ama hepsi o kadar yayginlasmis ki, insan olmamasi ihtimalini düsünemiyor, hele de cevreyle kiyaslamalar devreye girince borc olsun sonra öderiz mantigi bile isleyebiliyor..

bizzat imtihan oldugum bir konu an itibariyle, o yüzden büyük konusmadan hepimiz icin Allah'tan feraset dileyerek bitirmek istiyorum yorumumu :)

sevgiler..

KuMbaRaMdaKi KeLiMeLeR dedi ki...

cherryblossom, hoşgeldin kumbaramdaki kelimelere... insanın mail ile de imtihan edildiği bir dünyada yaşıyoruz.sen bizzat bunu yaşadığını dile getirmişsin. Rabbim mal, heva ve heveslerimz peşinde koşmaktan korusun bizi..sevgiyle...;)

cherryblossom dedi ki...

aminn,
pek sevdim, cok hos buldum blogunu :)

KuMbaRaMdaKi KeLiMeLeR dedi ki...

içten hoşnutluğuna binler teşekkür;)

elif aydoğan dedi ki...

Arkadaşının neden 1 aylık evli olduğuna önemle vurgu yaptığını anlayabiliyorum. Şartları bilemeyiz zira gözlemci bile değiliz ama duygulara ortalamanın üzerinde bir ehemmiyet verilmesi gereken bir zaman diliminde kendisi... Her ne olursa olsun insanın tahsili asla boşa gitmez.

KuMbaRaMdaKi KeLiMeLeR dedi ki...

kesinlikle. eğitim hiçbir şekilde boşa gitmez.buna yürekten inanmasam bu yazıyı kaleme almazdım elifcim..

Yol yorgunu

insan yorgunken ne kelimelerini yerli yerince kullanabiliyor, ne gezmeye vakit ayırabiliyor ne de film izleyip kitap okuyabiliyor. en bas...